Büyümeden yaşlandım ben. Hayat bana ilk gördüğüm insanların, ilk gördüğüm gibi olmadığnı öğretti.
Büyük hayallerin kırıkları da büyük olur ama ne yapayım , yıldızlar da ancak kendini yakabildiği sürece yıldızdır.
Allah’ım bana yaşattığın nasıl bir denge; ben onun için yanmaya bu denli hazır , o benden gitmeye bu denli teşne..
Hiç bilinmezli denklemim , ne garip değil mi aşkın nefreti kolaylaştırması ?
Kendi yaramın yabancısıyım şimdi. Kalabalığım çok , insanım yok. İnsana insanla varılır oysa ki..
Kahraman Tazeoğlu
Beklemek ne kazandırdı? Üzmek kendimi senin için. Hala deli gibi özleyişim? Ne kazandırdı bana , acıdan başka?
Artık uyumuyorum , uyuyamiyorum. Rüya görmeyi özledim , senin içinde olmadığın rüyaları mutlu rüyaları.
Sevmiyorum kimseyi , sevemiyorum. Senden sonra canımı acıtacaklar diye çok korkuyorum , içim kanıyor her saniye durduramiyorum.
Kolayı olsa nefes almaktan vazgeçicem. Ama yaşıyorum. Yaşıyorum sadece ne zaman geleceğini görmek için.
Gelecek misin?
“Üzgünüm diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun. Cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.”
Murathan Mungan
“”Bitti” dedin, tamam. Peki neden hâlâ seviyorum? Neden her sabah uyanır uyanmaz telefonuma bakıyorum? Neden her gece eski mesajları okuyup yatmadan önce sana yazmamak için kendimi zor tutuyorum? Bitti dedin tamam, o halde neden ben hâlâ bu boktan yaşamı sürebilmek için yanımda illa seni istiyorum? Saçmalıyorum, “bitti” dedin, tamam..”
Özcan Bülbül